Mahmut Kılıç’tan takdiri hak eden kampanya… Saadet “Ata”nın izinde

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı “Nesilden nesile en büyük armağan” adıyla ata tohumu projesi başlattı. Bu projeyle ata tohumunun üretilmesi ve dağıtılması gündeme geldi. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu tohum üretim bahçelerini ziyaret ederek projeyi takip etti. Temel Karamollaoğlu altılı masanın altıncı toplantısında liderlere ata tohumundan üretilen sebzelerden yemek ve bu sebzelerden oluşan bir sepet ikram etmişti.

Millet İttifakı’nın ortak politikalar mutabakat metninde tarımla ilgili çözümler dile getirildi. Bu metinde ata ve yerel tohumlara “Tohum gen bankalarını geliştirecek, ata ve yerel tohumların korunmasını ve kullanımını sağlayacağız.” maddesiyle yer verildi.

“DIŞA BAĞIMLILIĞI SONLANDIRACAĞIZ”

Ata Tohumu üretimi ile ilgili Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Ömer Faruk YAZICI şunları söyledi:
“Dünyada ve ülkemizde son zamanlarda yaygın hâle gelen GDO’lu, hibrit veya tek tip tohumun mecbur kılınması birçok sağlık sorununa, gıdada bağımlılığa ve açlığa neden olmaktadır. Saadet Partisinin yer alacağı yönetim sisteminde dışa bağımlılığı sonlandıracağız. İthal tohum yerine kendi tohumlarımızı üretmeyi ve çoğaltmayı hedefliyoruz.”

TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA BİTKİ ÇEŞİTLİLİĞİ TEHDİT ALTINDA

Ata tohumu projesinden sorumlu il başkan yardımcısı Mahmut Kılıç ise konu ile ilgili şunları söyledi:
“Anadolu’da bulunan birçok sebze türünün çeşitlerinin neslinin tükenmekle karşı karşıya olduğunu görüyoruz. Sebze, hububat ve diğer tarım ürünlerinin yüzlerce çeşidi olmasına rağmen tarım alanında küresel ölçekte birkaç firma piyasadaki çeşitleri 3-5 ile sınırlandırmış ve bu çeşitlerin tohumlarını temin hususunda kendilerine bağımlı hâle getirmişlerdir.
Aroması, besin değeri ve şifası farklı ürünlerin kapitalist çıkarlar uğruna yok edilmesi kabul edilemez bir durumdur. Ata tohumu projemizi, ülkemizin ürün çeşitliliğini korumak, doğallığı ve doğayı bizden sonraki nesillere bulduğumuzdan daha iyi bırakmak üzere Anadolu’muzu birçok tohum çeşidiyle buluşturmak için yürütüyoruz.”

SONER YALÇIN YAZMIŞTI

Gazeteci yazar Soner Yalçın 2018 yılında kaleme aldığı “Gizlenmiş Hazine” başlıklı yazısında “Topan Karakılçık Buğday Tohumu”’ndan bahsetti. Yalçın yazısında, 31 Ekim 2006 tarihinde Tohumculuk Kanunu’nun çıkarıldığını ve bu kanunla eskisi gibi üretim yapılmazsa tohumun şirketlerden alınacağını dile getirdi. Yazının devamında sertifikalı tohum alınmazsa destek alınmayacağını da sözlerine ekledi.
“Topan Karakılçık Buğday Tohumu” konusuna yazısında yer veren Soner Yalçın, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in bir kampanya başlattığını ve ata tohumuna sahip olanların Seferihisar’a davet edildiğini söyledi. 2010 yılında “Tohum Takas Şenlikleri”’nin yapıldığını ve bu şenliklerde genetiği ile oynanmamış ata tohumlarına sahip çıkıldığını ve amacın ata tohumlarını çoğaltmak ve tekrar üretimini sağlamak olduğunu dile getirdi.

İşte o yazı:
“ Hazine
Tohum köktür…
Kök ise gelecek!
Tarih: 2 Ekim 2006.
TBMM önünde küçük grup basın açıklaması yaptı:
-Tohumlarımızı yasaklamak ülkemizi silahsız işgal ettirmektir.
-İthal tohumların soframıza kanser olarak gelmesini istemiyoruz.
-Tohum Yasası tohum çeşitlerimizi yasaklamaktır.
–Tohum yasa tasarısı Meclis’ten çekilsin.
Basın açıklaması sonunda grup, Meclis bahçesine tohum serperek, “Bu gördüğünüz son yerli tohum olabilir” uyarısında bulundu.
Avrupa küçük çiftçiler örgütü La Via Campesina TBMM’ye mektup gönderdi:
“Biz Avrupalı küçük çiftçiler, benzer yasalardan çok çektik, hâlâ da çekiyoruz. Tarımsal üretimimiz her geçen gün çokuluslu şirketlere, onların tohumlarına ve tarım ilaçlarına daha bağımlı hale geliyor. Avrupa’nın küçük çiftçileri için ve düşük kaliteli üretilmiş ürünlere boğulmuş tüketicileri için bir ümit yolunu açacak Türkiye’ye ihtiyacımız var; tohum yasasını reddedin!”
Sonuç ne oldu?
Tarih: 31 Ekim 2006.
AKP, 5553 sayılı “Tohumculuk Kanunu”nu çıkardı. Dedi ki:
“Ey köylü, binlerce yıldır yaptığın gibi üretim yapamazsın, tohumu artık şirketlerden alacaksın. Aksi halde 10 bin lira ceza ödersin. Aksi halde tohumların yakılır. Aksi halde 5 yıl da ekip biçmeme cezası alırsın!”
Sonra daha sertleştiler: “Sertifikalı tohum almazsan sana destekleme yok!”
Üç yıl sonra… Yıl 2009.
“Çiçeği burnunda” Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir yarımadası köylerini dolaşmaya başladı.
Antik Çağ’ın 12 İyon kentinden biri olan Gödence Köyü’nde sandık içine gizlenmiş bir hazine buldu…

Ata Ekmeği
Bulunan hazine…
Artık yok olduğu düşünülen “Topan Karakılçık Buğday Tohumu” idi.
Ege köylüsü ata tohumunu hazine gibi sandıklarda saklıyordu.
Başkan Tunç Soyer, ata tohumu olanları Seferihisar’a davet etti. Ve:
Seferihisar’da 2010 yılında “Tohum Takas Şenlikleri” başladı.
Amaç, genetiği oynanmamış ata tohumlara sahip çıkmaktı.
Amaç, ata tohumlarını yaşatmak, çoğaltmak ve tekrar üretimine başlatmaktı.
Amaç, sağlıklı nesiller için doğal tarımsal üretim yapmaktı.
Belediye öncülük etti; her ata tohumdan alarak çoğaltma çalışmasına başladı. Ardından “Tohum Bankası” kurdu. Merkezin adını da vasiyetinden yola çıkarak “Can Yücel Tohum Merkezi” koydu!
Bugün bu merkez 280 çeşit tohum çoğaltıyor! Her yıl Türkiye’nin dört bir yanına bir milyonun üzerinde tohum ve fideyi ücretsiz dağıtıyor…
“Topan Karakılçık Buğdayı Tohumu” ise yaklaşık dört yıl süren çalışmalarla çoğaltıldı. Şimdi yüzlerce dönüme ekiliyor; ve buğdayından ekmek üretiliyor. Ekmeği de yüz yıl önceki tekniklerle kara fırında pişiriyorlar. Adını “Ata Ekmeği” koydular.
Ayrıca…
Seferihisar Belediyesi, Ulamış Köyü’nde proje başlattı:
Köylülere Topan Karakılçık Buğdayı’nı ücretsiz dağıtıyor. “Alım Garantili Buğday” projesiyle buğdayı, hasat döneminde devletin açıkladığı buğday taban fiyatının iki katına satın alıyor!
Bu çalışmalar şu gerçeği ortaya çıkardı:
Başka Bir Tarım Mümkün!
Bu amaçla Doğa Okulu kurdular…

Öncü başkan
Bugün…
Seferihisar’da üç gün sürecek Tarım Şenliği var.
Seferihisar Belediyesi, “Başka Bir Tarım Mümkün” sloganıyla hayata geçirdiği tarım politikalarını görücüye çıkarıyor.
Belediye… Dünyanın en büyük zirvesi Habitat III’te tüm yerel yönetimlere örnek gösterilen tarımsal faaliyetlerini sergileyecek.Neler yok ki:
-Seferihisar genelinde yaşı 500’ün üzerinde ağaçlardan elde edilen zeytinyağlar müzayedede satılacak. (Geçen yıl yapılan müzayedede 1.800 yaşındaki ağaçtan elde edilen zeytinyağının yarım kilosu 22 bin 500 liraya satılarak dünyanın en pahalı zeytinyağı unvanını kazandı ilçe.)
–Doğa Okulu ziyaretinde kadim üretim havzaları sunumları gerçekleştirilecek.
-Türk Patent Enstitüsü tarafından “Seferihisar Mandalinası” olarak coğrafi işaret verilerek tescillenen satsumanın hasat dönemi kutlanacak.
-Soğuk Hava Deposu açılışı yapılacak.
Uzatmayayım…
Şunu demek istiyorum:
Bir belediye başkanı…
Köylüyü yeniden üretmeye teşvik ederek, kooperatifler kurarak, üretici pazarları açarak, yerel kalkınma modeli yaratmanın öncüsü olmalıdır.
Yani… “Ekmeği” büyütmelidir!
Yani… Yaşam kalitesini artırmalıdır!
-Köylünün topraklarını terk etmesinin önüne geçen…
-Küçük üreticiyi destekleyen…
-Doğayla uyumlu üretim yaptıran…
-Aracıları ortadan kaldırmak için üretici birlikler-kooperatifler kuran…
-Üretici pazarları açan…
-Tarım ürününü sanayi ürününe çeviren…
-Yerli tohuma sahip çıkan…
Bir yerel kalkınma modeli yaratan…
Seferihisar Belediyesi bu konuda örnektir…
Öncü belediye başkanı Tunç Soyer’e tebrikler…
Yöre halkının şenlikleri kutlu olsun…”

“TÜM TÜRKİYE İLE ATA TOHUMU PAYLAŞIYORUZ” KAMPANYASI

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı’nın oluşturduğu ata tohumu üretme merkezlerinde üretilen tohumlar “Türkiye ile Ata Tohumu Paylaşıyoruz” kampanyası ile vatandaşa ulaştırılacak.

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı tüm Türkiye’den gelen ata tohumu talepleri www.atatohumu.org adresi üzerinde düzenlenen talep formu üzerinden yapılacak. Talepte bulunan her vatandaşa tohum çeşitlerinden stok durumuna göre 8-10 çeşit gönderilecek. Site üzerinde ayrıca tohumların tanıtımı ve tohumlardan en yüksek verimin alınabilmesi için bilgiler de yer alıyor.

DEPREM İLLERİNE ÖZEL ÇALIŞMA

Tohum paylaşımları ücretsiz olacak. Ayrıca deprem illerinden gelen taleplerin tamamının kargo bedelleri de İstanbul İl Başkanlığı tarafından karşılanacak. Yine Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığının deprem bölgesinde kurduğu aşevi ve sosyal yaşam merkezleri üzerinden de tohumlar ulaştırılacak.

ATA TOHUMU NEDİR

Ata tohumu, genetiğiyle oynanmamış, herhangi bir laboratuvar ortamında müdahaleye maruz kalarak DNA dizilimi bozulmamış, lezzet ve besin değerleri yüksek olarak mahsul alınan tohumlardır. Bu tohumlar doğurganlığını da kaybetmediği için çoğalabilir ve sürdürülebilir özelliğe sahiptir.
Yüzyıllardır atalarımız tohumu eker, büyütür, mahsule dönüştürür, sağlıkla tüketir ve üretilen mahsulün bir kısmını tohumunu kullanmak üzere ayırırdı. Bu sayede tohumlar nesilden nesile aktarılabilen en büyük armağan olarak günümüze kadar ulaşabilmiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir